2 dk okuma
Fotoğraf: Dosseman, Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0
Zeytinyağı ticaretiyle zenginleşen bir Rum kasabasından mübadele göçmenlerinin yurduna: Ayvalık'ın ve Edremit Körfezi'nin hikâyesi.
Ayvalık'ın hikâyesi zeytinle başlar. Edremit Körfezi'nin çevresindeki tepeler, yüzyıllardır zeytinliklerle kaplıdır. 18. ve 19. yüzyıllarda bu zeytinlerden elde edilen yağ ve sabun, Ayvalık'ı zengin bir ticaret kasabasına dönüştürdü.
Bu dönemde kasabada büyük ölçüde Rum nüfus yaşıyordu. Taş evler, kiliseler, okullar ve fabrikalar bu zenginliğin ürünüydü. Kıyıdaki tuğla bacalar, zeytinyağı fabrikalarının kasabanın ekonomisindeki yerini bugün de gösterir.
1923'teki Türk-Yunan nüfus mübadelesi, Ayvalık'ın nüfusunu tamamen değiştirdi. Kasabanın Rum sakinleri Yunanistan'a giderken, Midilli ve Girit'ten gelen Müslüman göçmenler Ayvalık'a ve Cunda'ya yerleşti. Kiliselerin bir kısmı camiye dönüştürüldü; Girit mutfağının otları ve zeytinyağlıları kasabanın sofrasına girdi.
Kasabanın kuzeyinde yükselen Kazdağları ise binlerce yıllık bir hikâyenin sahnesidir. Antik çağda İda Dağı olarak bilinen dağ, mitolojide Paris'in ünlü güzellik yarışmasına ev sahipliği yapmıştır. Eteğindeki Antandros, dağın ormanlarından elde edilen keresteyle gemi yapılan bir liman kentiydi.
Bugün Ayvalık'ta yürürken bu katmanları bir arada görmek mümkündür: kiliseden camiye dönüşmüş yapılar, fabrika bacaları ve sokaklarda yankılanan Girit türküleri.