2 dk okuma
Fotoğraf: Adam Jones from Kelowna, BC, Canada, Wikimedia Commons, CC BY-SA 2.0
Neolitik köylerden Roma'nın sınır kalesine, Artuklu burçlarından Osmanlı hanlarına: Dicle kıyısındaki bir şehrin binlerce yıllık hikâyesi.
Diyarbakır çevresinde insan yerleşimi, dünyanın en eski köylerine kadar uzanır. Çayönü ve Körtik Tepe gibi yerleşimlerde bulunan eserler, on bin yıldan daha uzun bir süre önce burada yaşayan toplulukların hikâyesini anlatır.
Antik çağda Amida adıyla bilinen şehir, Roma ve Pers imparatorlukları arasındaki sınırın kritik bir kalesiydi. Bu yüzyıllarda şehrin çevresi güçlü surlarla çevrildi; Zerzevan gibi askerî yerleşimler, sınırın gözetlendiği noktalardı.
Orta Çağ'da şehir, Mervaniler, Selçuklular ve Artuklular gibi farklı hanedanların yönetiminde gelişti. On Gözlü Köprü, Ulu Cami ve surların en görkemli burçları bu dönemlerde yapıldı veya yenilendi. Burçların üzerindeki kitabeler, her dönemin şehre bıraktığı izi gösterir.
Osmanlı döneminde Diyarbakır, bölgenin yönetim ve ticaret merkezi oldu. Hasan Paşa Hanı gibi büyük hanlar ve çarşılar, şehrin bu dönemdeki zenginliğini yansıtır.
Bugün Diyarbakır'da yürürken bu katmanları bir arada görmek mümkündür: Neolitik dikilitaşlar, Roma'dan kalan surlar, Artuklu burçları, Osmanlı hanları ve hepsinin arasında akan Dicle.