2 dk okuma
Fotoğraf: Dosseman, Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0
Selimiye'nin kalabalığından uzakta: II. Bayezid'in darüşşifası, Tunca'nın köprüleri, Makedon Kulesi'nin kazıları ve Sarayiçi'nin sessiz kalıntıları.
Edirne'ye gelenlerin çoğu Selimiye'yi görüp ciğerini yiyerek döner. Ama şehrin biraz dışında, yolculuğa değer daha sakin duraklar vardır.
II. Bayezid Külliyesi'nin darüşşifası, Osmanlı döneminde hastaların su sesi ve müzikle tedavi edildiği bir hastanedir. Bugün Sağlık Müzesi olarak gezilen yapı, şehrin en etkileyici müzelerinden biridir.
Tunca Nehri'nin üzerindeki Osmanlı köprüleri, nehir kıyısında yürüyerek ya da bisikletle tek tek keşfedilebilir. Gazi Mihal Köprüsü, bunların en eskilerinden biridir.
Makedon Kulesi ve çevresindeki kazı alanı, Edirne'nin Osmanlı'dan çok önceki geçmişini gösterir. Hadrianopolis'in surları, şehrin merkezinde sessizce durur.
Son olarak Sarayiçi, Kırkpınar günleri dışında oldukça sakindir. Edirne Sarayı'nın kalıntıları ve Adalet Kasrı arasında yürümek, bir zamanların görkemli sarayını hayal etmek için iyi bir fırsattır.