
2 dk okuma
Halikarnassos'tan Knidos'a, Kaunos'tan Myndos'a, Muğla kıyıları antik Karya'nın liman kentlerine ev sahipliği yaptı. Bugünün tatil kasabalarının altında bu uzun hikâye yatıyor.
Muğla'nın kıyıları, antik çağda Karya olarak bilinen bölgenin büyük bölümünü oluşturur. Karyalılar, bu girintili çıkıntılı kıyıda limanlar ve kentler kurdu; bölge, Yunan, Pers ve daha sonra Roma dünyasıyla sürekli ilişki içindeydi.
Bu kentlerin en ünlüsü Halikarnassos'tu. MÖ 4. yüzyılda Karya'yı yöneten Mausolos, başkenti buraya taşıdı ve ölümünden sonra adına yapılan anıt mezar, antik dünyanın yedi harikasından biri sayıldı. Bugün "mozole" kelimesi, bu yapıdan gelir.
Datça yarımadasının ucundaki Knidos, iki limanı ve Praksiteles'in Afrodit heykeliyle ünlüydü. Doğuda, Dalyan Çayı'nın kıyısındaki Kaunos ise Karya ile Likya'nın sınırında, kayalıklara oyulmuş anıtsal mezarlarıyla bugün hâlâ etkileyicidir.
Orta Çağ'da Muğla kıyıları, Menteşe Beyliği'nin ve ardından Osmanlıların yönetimine girdi. Bodrum'da Rodos Şövalyeleri'nin 15. yüzyılda inşa ettiği kale, bu dönemin en görkemli yapısıdır; şövalyeler, yapımda yıkılmış mozolenin taşlarını kullandı.
20. yüzyılın ikinci yarısında Bodrum, Fethiye ve Marmaris gibi küçük balıkçı kasabaları, Türkiye'nin en bilinen tatil merkezlerine dönüştü. Bugün bu kasabaların marinaları ve plajları arasında yürürken, antik Karya'nın kalıntıları hâlâ her köşede karşınıza çıkar.