2 dk okuma
Fotoğraf: Bernard Gagnon, Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0
Kalabalık seyir noktalarının ötesinde: Mustafapaşa'nın taş konakları, Güllüdere'nin gizli kiliseleri, Zelve'nin sessiz vadileri ve komşu Aksaray'daki Ihlara.
Kapadokya'nın en bilinen noktaları özellikle yaz aylarında kalabalık olur. Ama bölge geniştir ve kalabalıktan birkaç kilometre uzaklaşmak, çok daha sakin bir Kapadokya'yı görmek için yeterlidir.
Ürgüp'ün güneyindeki Mustafapaşa, eski adıyla Sinasos, Rum ve Türk ustaların birlikte inşa ettiği süslü taş konaklarıyla bilinir. Kasabanın sokaklarında yürümek, Kapadokya'nın kaya mimarisinin yanında başka bir yüzünü gösterir.
Güllüdere ve Kızılçukur vadileri, yürüyüşçülerin favori rotalarıdır. Patikalar boyunca, yol kenarından görünmeyen kaya kiliseleri ve güvercinlikler bulunur; bu kiliselerin bazılarında hâlâ fresk kalıntıları görülebilir.
Zelve Açık Hava Müzesi, Göreme'ye göre çok daha sakindir. Üç vadiye yayılan kaya köyünde dolaşırken, bu evlerde yalnızca birkaç kuşak önce insanların yaşadığını düşünmek etkileyicidir.
Biraz daha uzağa gitmek isteyenler için komşu il Aksaray'daki Ihlara Vadisi, Melendiz Çayı boyunca uzanan yeşil kanyonu ve duvarlarına oyulmuş kiliseleriyle Kapadokya bölgesinin en güzel yürüyüş rotalarından birini sunar. Derinkuyu ile aynı güne koymak kolaydır.