2 dk okuma
Fotoğraf: Hamdigumus, Wikimedia Commons, CC0
Balıklıgöl'ün kalabalığından uzakta: Halfeti'nin batık evleri, Harran'ın gün batımı, Haleplibahçe'nin mozaikleri ve Gümrük Hanı'nın avlusu.
Şanlıurfa'ya gelenlerin çoğu Göbeklitepe ve Balıklıgöl'ü görür. Ama şehrin içinde ve çevresinde, yolculuğa değer daha sakin duraklar da vardır.
Halfeti, Fırat'ın kıyısındaki kayalıkları ve baraj suları altında kalan eski evleriyle bambaşka bir Urfa gösterir. Tekneyle yapılan nehir gezisi ve ilçenin siyah gülleri, şehrin kalabalığından sonra sakin bir gün sunar.
Harran'ı öğle sıcağında değil, akşamüstü görmek gerekir. Gün batarken kümbet evlerin kubbeleri kızıllaşır ve ova sessizliğe gömülür.
Haleplibahçe Mozaik Müzesi, çoğu ziyaretçinin Arkeoloji Müzesi'nin gölgesinde atladığı bir hazinedir. Amazon kraliçelerinin mozaiği, Türkiye'nin en etkileyici mozaiklerinden biridir.
Son olarak Gümrük Hanı'nın avlusunda, yerel halkla birlikte bir çay içip tavla şakırtılarını dinlemek, Urfa'nın gündelik hayatını en iyi gösteren sade anlardır.